Psikolojide İnsancıl Yaklaşım: İnsan Merkezli Bir Perspektif Psikolojide insancıl yaklaşım, insanın doğasında var olan iyilik, özgür irade ve potansiyelini gerçekleştirme eğilimini vurgulayan bir perspektife dayanır. Bu yaklaşım, 20. yüzyılın ortalarında, psikanaliz ve davranışçılığın egemen olduğu bir dönemde, insanı daha bütünsel bir şekilde anlamaya yönelik bir tepki olarak ortaya çıkmıştır. İnsancıl Yaklaşımın Temel İlkeleri İnsancıl psikolojinin temel ilkeleri, insanın doğasında var olan iyiliği, özgürlüğü ve gelişim potansiyelini kabul eder. Bu yaklaşım, bireyin kendi deneyimlerini ve içsel dünyasını anlamaya yönelik bir çaba olarak şekillenir. 1. İnsan Doğası İyidir İnsancıl yaklaşıma göre, insanlar doğuştan iyi ve olumlu eğilimlere sahiptir. Bu görüş, insanın temel…
4 YorumEtiket: ve
Karagöz ve Hacivat Neden Öldü? Geleceğe Dair Zihin Açan Bir Hikâyenin İzinde Bir hikâyeyi ne kadar çok duyarsak duyalım, bazen asıl soruyu sormayı unuturuz. Karagöz ve Hacivat’ı hep eğlenceli gölge oyunlarının kahramanları olarak biliriz; biri laf cambazı, diğeri halkın sesi. Ama hiç düşündünüz mü: Onlar neden öldü? Dahası, bu ölümün bugünün dünyasında bize anlattığı bir şey var mı? Bu yazı, geçmişe bir yolculuk gibi görünse de aslında geleceğe dair bir beyin fırtınasının davetiyesi. Erkeklerin bu konuya yaklaşımı genellikle stratejik ve tarihsel analizlerle şekillenirken, kadınlar daha çok insan odaklı ve toplumsal mesajların derinliğine iner. İki bakış açısı birleştiğinde ise, Karagöz ile…
6 YorumKaragulun Hikayesi Nedir? Efsanenin Parıltısı, Gerçeğin Gölgesi Şunu en baştan söyleyeyim: Karagül’ün etrafına örülen hikâye, romantik bir efsane olmaktan çok, akıllıca paketlenmiş bir anlatı ekonomisidir. “Dünyada sadece Halfeti’de yetişen siyah gül” cümlesi kulağa büyüleyici geldiği kadar, sorgulanmayı da hak ediyor. Çünkü bu hikâyenin en parlak noktaları, aynı zamanda en tartışmalı olanlar. Hadi birlikte bu efsaneyi söküp takalım; duygusunu da, bilimini de, pazarlamasını da. Bilimsel gerçek şu: Doğada “saf siyah” gül yok; Halfeti’de gördüğümüz, çok koyu bordo/kızıl tonların uygun iklim, toprak ve pigment etkileşimiyle neredeyse siyaha yakın görünmesi. ([Love Rose][1]) Karagulun hikayesi nedir? Efsanenin çekirdeği Karagül, Türkiye’de özellikle Şanlıurfa’nın Halfeti ilçesiyle…
6 YorumHuysuz Bebek Sendromu: Edebiyatın Dilinde Bir Çocukluk Hikayesi Kelimenin gücü, anlamın taşıdığı derinlik ve anlatıların dönüştürücü etkisi edebiyatın en önemli yapı taşlarıdır. Edebiyat, sadece bir dilsel oyun değil, duyguların, düşüncelerin ve yaşantıların bir yansımasıdır. Bu yazıda, kelimelerin dünyasında sıkça karşılaştığımız bir tema olan “huysuz bebek sendromu”nu edebi bir bakış açısıyla ele alacağız. Bir edebiyatçı olarak, hikayeler ve karakterler üzerinden bu sendromu incelemek, bize sadece tıbbi bir tanı sunmaz; aynı zamanda insan doğasına dair derin bir anlam katmanı da ortaya koyar. Huysuz Bebek Sendromu: Tanımlanandan Fazlası Huysuz bebek sendromu, bebeklerin normal gelişim süreçlerinde ortaya çıkan bir dizi davranışsal zorlukla ilişkilendirilir. Bu…
8 YorumDevletin Elinde Kaç Tane Şeker Fabrikası Var? Geleceğe Dair Tatlı Bir Beyin Fırtınası Şeker… Yüzyıllardır sofralarımızda tatlı bir mutluluğun, bayramların ve birlikteliğin sembolü. Ancak bugün sadece mutfağımızda değil, ülke ekonomisinin, tarım politikasının ve stratejik planlamaların da merkezinde yer alıyor. Peki, hiç düşündünüz mü: Devletin elinde bugün kaç tane şeker fabrikası var? Ve daha önemlisi, bu sayı gelecekte ne anlama gelebilir? Bugünün Tablosu: Kamu Eliyle Yürüyen Şeker Üretimi Türkiye’de şeker üretimi, uzun yıllar boyunca tamamen devlet kontrolünde yürütüldü. Cumhuriyetin ilk yıllarında kurulan fabrikalar, hem pancar üreticisini destekledi hem de sanayinin temellerinden biri oldu. Ancak özelleştirme süreçleri ve piyasa dengeleriyle birlikte bu…
4 YorumCirit En Fazla Kaç Metre? Psikolojik Bir Mercekten Bakış İnsan davranışlarını incelemek, bir psikolog için her zaman ilginç ve derinlemesine bir yolculuk olmuştur. İnsanlar bazen bilinçli olarak, bazen de bilinç dışı şekilde çeşitli sınırlar koyar, kendi potansiyellerini ya da çevresel faktörlerin etkisini hesaba katarak bu sınırları aşmaya çalışırlar. Birçok fiziksel aktivite, bireylerin hem bedensel hem de zihinsel sınırlarını keşfettiği alanlar olarak hizmet eder. Cirit, bu tür bir spordur; sadece fiziksel beceri değil, aynı zamanda zihinsel strateji gerektirir. “Cirit en fazla kaç metre?” sorusu, aslında bu sporun fiziksel boyutunun ötesine geçerek, insanın kendini nasıl sınırlandırdığı, aşmaya çalıştığı ve sonuçta hangi psikolojik…
7 YorumHaluk Levent Eşinden Neden Ayrıldı? Toplumsal Cinsiyet, Çeşitlilik ve Sosyal Adalet Perspektifinden Bir İnceleme Haluk Levent’in eşiyle ayrılığı, Türkiye’nin en sevilen sanatçılarından birinin özel yaşamındaki önemli bir dönüm noktasını işaret ediyor. Ancak, bu konuya duyarlı bir yaklaşım benimseyerek sadece kişisel bir ayrılık hikayesini anlatmakla kalmayıp, aynı zamanda toplumsal cinsiyet, çeşitlilik ve sosyal adalet gibi dinamikleri de gözler önüne sermek çok daha derin anlamlar taşıyor. Bu yazıda, Haluk Levent’in ayrılığına dair farklı bakış açılarını irdeleyecek ve toplumsal etkilerini ele alacağız. Kadınların Empati ve Toplumsal Etkiler Perspektifi Haluk Levent ve eşinin ayrılığı, toplumsal cinsiyet rollerini yeniden düşünmemize neden oluyor. Kadınların gözünden bakıldığında,…
8 YorumMezo Düzey Nedir? Ekonomik ve Sosyal Bağlamda Derinlemesine İnceleme Mezo düzey, sosyal bilimler, ekonomi, sosyoloji ve organizasyon teorisi gibi birçok disiplinde kullanılan bir kavramdır. Mikro düzeyin bireysel analizlerini, makro düzeyin ise toplumsal ve sistemsel analizlerini birleştiren bir arayüz olarak tanımlanabilir. Ancak bu kavramın tarihsel arka planı, günümüzdeki akademik tartışmalar ve uygulamaları, onu çok daha derin bir anlayışla ele almayı gerektiriyor. Bu yazıda, mezo düzeyin ne anlama geldiğini, kökenlerini, akademik tartışmalarını ve günümüzdeki önemini inceleyeceğiz. Mezo Düzeyin Tanımı ve Tarihsel Arka Planı Mezo düzey, bir toplumun mikro düzeyindeki bireysel davranışlar ile makro düzeyindeki büyük ölçekli yapılar arasında bir köprü işlevi görür.…
8 YorumAkıl yürütme nedir felsefe 10. sınıf? Düşünce adım adım gerçekleşir ve belirli ifadelerden belirli bir sonuç çıkarır; Başka bir deyişle, yeni bir teklif elde etme sürecine argüman denir. Bu nedenle bilinen ifadeler çok bilinmiyor ve yeni bir teklif. Akıl yürütme nedir? Mantıkta, vakalar ve kurallar kullanarak argüman, argüman veya yeni bilgilere erişimdir. Akıl yürütme üç başlıkta incelenebilir: kesinti, indüksiyon (indüksiyon) ve benzetme. Klasik mantığın temeli kesintidir. Akıl yürütme biçimleri nedir felsefe? Entelektüel süreçlerde kullanılan temel yöntemleri hatırlayın. Sorunları çözerken kesinti, indüksiyon, benzetme ve azaltma problemleri gibi farklı tartışma türleri ve mantıksal sonuçların elde edilmesi. Entelektüel süreçlerde kullanılan temel yöntemleri hatırlayın.…
Yorum BırakKoçaklama ne denir? Koçaklama, manzum biçimi, “kocak” kelimesinden gelir. Bu nedenle, yiğitlik, kahramanlık, dövüşmek, savaşmak, cesur, savaş teması, korkusuz, meydan okumak, çağırmak, kavgaya çağırmak, coşkuyla direnmek, meydan okumak gibi temaları olan koşu, koşu olarak tanımlanır. Koçaklama nasıl anlaşılır? – Kahramanların duygularını ön plana çıkaran, koşu ve nazım şekliyle yazılmış şiirdir. – Destansı şiir türünde yazılmış bir şiir olarak da öne çıkar. – Anadolu’da adını altın harflerle yazdırmış Dadaloğlu ve Köroğlu gibi önemli şairler vardır. – Genellikle yiğitleri öven bir şiir türüdür. Koçaklama hangi nazım biçimi? Koşma şeklinde söylenir. Edebiyatımızda Köroğlu ve Dadaloğlu, Kocaklama şairleri olarak bilinir. Bunlar bir kişiyi veya…
Yorum Bırak