Komisyoncular Yüzde Kaç Alır? Günlük Hayatın Görünmeyen Masrafları Üzerine Bir İç Dökme İstanbul’da yaşarken bazı şeyleri çok geç fark ediyorsun. Mesela maaşın yatıyor, bir bakıyorsun yarısı zaten gitmiş. Kira, fatura, ulaşım derken bir de “komisyon” diye bir şey çıkıyor karşına. İlk başta küçük bir detay gibi duruyor ama zamanla şunu fark ediyorsun: hayatın içinde sessizce akan ayrı bir ekonomi var ve bu ekonominin adı komisyon. “Komisyoncular yüzde kaç alır?” sorusu da aslında sadece teknik bir merak değil. Günün sonunda cebinden çıkan parayı anlamaya çalışma çabası. Ben bunu ilk kez ev bakarken gerçekten hissetmiştim. Emlakçıyla konuşurken söylenen rakamlar, sözleşmeler, “şu kadar…
Yorum BırakHareket Dolu Tüyolar Yazılar
Komisyoncular Yüzde Kaç Alır? Günlük Hayatın Görünmeyen Masrafları Üzerine Bir İç Dökme İstanbul’da yaşarken bazı şeyleri çok geç fark ediyorsun. Mesela maaşın yatıyor, bir bakıyorsun yarısı zaten gitmiş. Kira, fatura, ulaşım derken bir de “komisyon” diye bir şey çıkıyor karşına. İlk başta küçük bir detay gibi duruyor ama zamanla şunu fark ediyorsun: hayatın içinde sessizce akan ayrı bir ekonomi var ve bu ekonominin adı komisyon. “Komisyoncular yüzde kaç alır?” sorusu da aslında sadece teknik bir merak değil. Günün sonunda cebinden çıkan parayı anlamaya çalışma çabası. Ben bunu ilk kez ev bakarken gerçekten hissetmiştim. Emlakçıyla konuşurken söylenen rakamlar, sözleşmeler, “şu kadar…
Yorum BırakKomisyoncular Yüzde Kaç Alır? Günlük Hayatın Görünmeyen Masrafları Üzerine Bir İç Dökme İstanbul’da yaşarken bazı şeyleri çok geç fark ediyorsun. Mesela maaşın yatıyor, bir bakıyorsun yarısı zaten gitmiş. Kira, fatura, ulaşım derken bir de “komisyon” diye bir şey çıkıyor karşına. İlk başta küçük bir detay gibi duruyor ama zamanla şunu fark ediyorsun: hayatın içinde sessizce akan ayrı bir ekonomi var ve bu ekonominin adı komisyon. “Komisyoncular yüzde kaç alır?” sorusu da aslında sadece teknik bir merak değil. Günün sonunda cebinden çıkan parayı anlamaya çalışma çabası. Ben bunu ilk kez ev bakarken gerçekten hissetmiştim. Emlakçıyla konuşurken söylenen rakamlar, sözleşmeler, “şu kadar…
Yorum BırakGympol ailesi merhaba! Bu içeriğimizde “Havalimanında kaçta olmalıyız” konusunu tüm detaylarıyla inceliyoruz. Havalimanında Kaçta Olmalıyız? Bekleme Süresinin Ötesinde Bir Sosyal Okuma “Havalimanında kaçta olmalıyız?” sorusu ilk bakışta oldukça teknik bir soruya benziyor. Uçuş saatinden iki saat önce mi, üç saat önce mi, yoksa daha mı erken? Fakat bu soru yalnızca zaman yönetimiyle ilgili değil; toplumsal cinsiyet, erişim eşitsizlikleri, sosyal sınıf farkları ve hatta görünmeyen güvenlik algılarıyla doğrudan ilişkili. İstanbul’da yaşayan, bir sivil toplum kuruluşunda çalışan biri olarak bu soruya sadece havalimanı salonlarından değil, toplu taşımada duyduğum konuşmalardan, işyerinde yapılan planlamalardan ve sokakta karşılaştığım hayat hikâyelerinden bakıyorum. Çünkü “havalimanında kaçta olmalıyız?”…
Yorum BırakAhirette İlk Hesaba Kim Çekilecek? Üzerine Zihnimde Dönüp Duran Sorular İstanbul’da yaşayan 27 yaşında sıradan biriyim. Hafta içi sabah erken kalkıp ofise gidiyorum, akşamları ise günün yorgunluğunu biraz atmak için bilgisayar başına oturup yazı yazıyorum. Son zamanlarda kafamı en çok meşgul eden konulardan biri şu: Ahirette ilk hesaba kim çekilecek? Bu soru ilk bakışta sadece dini bir merak gibi duruyor ama aslında içinde insanın kendini sorgulaması, hayatı anlamlandırma çabası ve hatta günlük davranışlarına kadar uzanan bir düşünce zinciri var. Bazen işe giderken kalabalık metrobüste, bazen de gece sessizliğinde bu soruyu düşünüyorum. İçimde garip bir ağırlık bırakıyor ama aynı zamanda bir…
Yorum Bırakİstanbul’da Bir Soru: Yaşayan Dinozor Var mı? İstanbul’da her gün işe giderken aynı kalabalığın içine karışıyorum. Metrobüs durağında bekleyen yüzler, metro turnikelerinden hızla geçen insanlar, vapur iskelelerinde rüzgâra karşı sigarasını korumaya çalışan yolcular… Bu şehirde gözlem yapmak bazen istemsiz bir alışkanlığa dönüşüyor. Özellikle de çalıştığım alan gereği, insan davranışlarını, toplumsal dinamikleri ve küçük gündelik anların arkasındaki büyük yapıları fark etmeden geçemiyorum. Son zamanlarda kafama takılan bir soru var: Yaşayan dinozor var mı? Bunu biyolojik bir merakla sormuyorum. Daha çok toplumsal bir metafor olarak düşünüyorum. Eskimiş düşünce kalıplarının, değişmeyen bakışların ve modern şehir içinde hâlâ varlığını sürdüren bazı zihniyetlerin sembolü gibi.…
Yorum BırakKimlik nasıl çıkartılıyor? (Ve neden bu süreç insanın sabrını bir yoga eğitmenine dönüştürüyor?) Hoş geldiniz! Gympol olarak bu yazımızda “Kimlik nasıl çıkartılıyor” hakkında kapsamlı bilgiler paylaşıyoruz. İzmir’de bir sabah: “Bugün kesin hallederim” yanılgısı İzmir’de sabahlar genelde iki şeyle başlar: birincisi “bugün her şeyi toparlayacağım” motivasyonu, ikincisi de o motivasyonun öğleden önce sessizce terk edip gitmesi. Benim “Kimlik nasıl çıkartılıyor?” maceram da tam olarak böyle bir sabah başladı. Kafamda net plan: Nüfus müdürlüğüne gidilecek Sakin sakin sıra alınacak 20 dakikada çıkılacak Sonra sahilde kahve Gerçeklik: 2 saat sıra bekleme “Eksik belge var” cümlesiyle ufak bir iç çöküş Sahilde kahve yerine “hayat…
Yorum BırakAntalyaKart Tam Bilet Ücreti ve Öğrenmenin Dönüştürücü Pedagojisi Günlük yaşamın içinde sıradan görünen bir ulaşım deneyimi bile, öğrenmenin nasıl sürekli ve katmanlı bir süreç olduğunu hatırlatır. Bir kartın okutulması, bir turnikenin geçilmesi ya da bir otobüs yolculuğu… Bunların her biri aslında bireyin kentle kurduğu ilişkiyi yeniden öğrenmesidir. AntalyaKart tam bilet ücreti gibi basit bir bilgi bile, pedagojik açıdan ele alındığında ekonomik okuryazarlıktan teknoloji kullanımına, toplumsal eşitlikten bireysel öğrenme süreçlerine kadar uzanan geniş bir tartışma alanı açar. AntalyaKart Tam Bilet Ücreti Nedir? Antalya’da toplu taşıma hizmetlerinde kullanılan AntalyaKart sistemi, belediye denetiminde dijital bir ödeme altyapısı sunar. Tam bilet ücreti, tek bir…
Yorum BırakKapadokya Otobüsle Kaç Saat? (İzmir’den Başlayan Uzun, Biraz Komik ve Fazla Düşündürücü Yolculuk Hikâyesi) Merhaba! Gympol sayfasına hoş geldiniz. Bugün gündemimizde “Kapadokya otobüsle kaç saat” var. Kapadokya’yı ilk kez duyan çoğu insan gibi ben de bir noktada şu cümleyi kurdum: “Orası gerçek mi ya, Photoshop gibi duruyor.” Sonra bir gün İzmir’de sıkılıp Google’a “Kapadokya otobüsle kaç saat?” yazarken buldum kendimi. O an fark ettim ki mesele sadece mesafe değil; mesele insanın kendi sabrıyla yaptığı uzun soluklu bir yüzleşme. Çünkü otobüs yolculuğu dediğin şey, sadece bir yerden bir yere gitmek değil. Bir nevi “ben kimim, neden bu koltuk numarası bana çıktı,…
Yorum BırakGiriş: Günlük hayatın görünmeyen izleri Gympol’ya hoş geldiniz. Bu yazımızda Yapışkanlı folyonun yapışkanı nasıl çıkarılır konusunu sade ve net bir dille anlatıyoruz. Günlük yaşamın sıradan gibi görünen küçük uğraşları, aslında toplumsal yapının en derin katmanlarını görünür kılabilecek kadar güçlüdür. Bir dolap yüzeyinde kalan ince bir yapışkan tabakası, yalnızca teknik bir temizlik meselesi değildir; aynı zamanda emek, zaman, beden, alışkanlıklar ve hatta kültürel beklentilerle örülü bir toplumsal ilişkiler ağının izidir. “Yapışkanlı folyonun yapışkanı nasıl çıkarılır?” sorusu ilk bakışta basit bir pratik bilgi talebi gibi görünse de, bu soru gündelik hayatın örgütlenişine dair daha geniş bir sosyolojik sorgulamayı da içinde taşır. İnsanlar…
Yorum Bırak