İçeriğe geç

REM uykusu az olursa ne olur ?

REM Uykusu Az Olursa Ne Olur? Bir Hikâye Üzerinden Anlatayım

Bir sabah, kahvemi yudumlarken eski bir arkadaşım, Haluk’la karşılaştım. Haluk, her zaman başarılı bir iş adamıydı, kendine güveni tam, hedefleri büyük ve her şeyin mükemmel gitmesi için gece gündüz çalışan biri. Ama son zamanlarda bir şeyler ters gitmeye başlamıştı. Gözlerinde bitkinlik, suratında bir asalet yerine yorgun bir ifade vardı. Uzun bir süre konuşmadık, ama gözlerinden bir şeyler kaybolduğunu görebiliyordum.

Onu tanıyan biri olarak, bir sabah tüm vücut dili değişmişken durumu hemen fark ettim. Haluk’a “Ne oldu? Bir şeyler ters gidiyor gibi görünüyor.” dedim. Gözleri kısıldı, derin bir nefes aldı ve bana “Uyuyamıyorum, gece uyumak istiyorum ama bir türlü uyuyamıyorum,” dedi.

Haluk, günlerdir REM uykusunu alamadığını fark etmemişti. Yani, zihninin derinliklerine inemiyor, rüyalarının ötesinde yaşadığı duygusal dağınıklıkları bir türlü toparlayamıyordu. Bu durum, sadece onun için değil, etrafındaki herkes için büyük bir problem haline gelmişti.

Bir Kadının Gözünden: Duygular ve Bağlar

Bir diğer arkadaşım, Elif, Haluk’a çok farklı bir açıdan bakıyordu. Elif, bir anne, bir eş, bir dost. Onun dünyası tamamen bağlantılarla şekilleniyor. Elif, Haluk’un yorgunluğunu daha derinlerde hissediyordu. Onun kaybolan rüyalarını, unutulmuş duygularını, bir araya getirilmesi gereken kırık dökük anılarını daha iyi okuyordu.

“Haluk, senin içinde bir şeyler eksik,” dedi Elif, bir gün Haluk’a karşı sabırlı bir şekilde. “REM uykusu eksik, evet, ama aslında zihnindeki karmaşa da çok fazla. Bunu çözecek bir çözüm bulmak lazım.”

Elif, Haluk’un sadece biyolojik bir eksiklik yaşamadığını, aynı zamanda zihinsel ve duygusal bağlarının da kırılmaya başladığını fark etti. Yetersiz REM uykusu, Haluk’un iç dünyasında yer etmiş duygusal boşlukları açığa çıkarıyor, ilişkilerini etkiliyordu. Ancak Haluk, daha stratejik yaklaşarak bunu çözmek istiyordu.

Bir Adamın Gözünden: Strateji ve Çözüm

Haluk’un cevabı, iş dünyasında olduğu gibi yine stratejik oldu. “Bunları çözmek için bir plan yapmalıyım. Yapılacaklar listem var, meditatif bir şeyler deneyeyim, belki birkaç gece boyunca uykumu doğru ayarlayabilirim” dedi.

Fakat REM uykusu, bir planla düzeltilebilecek bir şey değildi. Rüya görmek, bilinçaltındaki her şeyi çözmek, beynin bir stratejiyle yapılabilecek bir şey değildi. Haluk farkına varamadı, ama bu sorun çok daha derindi.

Ona anlatmaya başladım: “Haluk, senin stratejilerin harika, ama bu mesele sadece çözümlerle değil, duygusal bir dengeyle ilgili. REM uykusu, bedensel değil, ruhsal bir iyileşme süreci. Senin beynin, duygusal olarak boşluklar yaratıyor çünkü o derin rüya evresine geçemediğinde, tüm hislerin birikiyor. Duygusal yükünü taşıman da zorlaşıyor.”

Bu, Haluk için bir uyanıştı. Çünkü o, çözümün sadece dışsal bir stratejiyle değil, içsel bir dengeyle sağlanabileceğini henüz fark etmemişti.

Bir Gecede Değişen Her Şey

Bir hafta sonra, Haluk bir akşam bana mesaj attı: “Birazdan yatıyorum. Bu gece deneyeceğim.” Gözleri belki hâlâ yoruktu ama umudu yeniden canlanmıştı. O gece uyudu, sabah kalktığında o eski Haluk değildi. Yorgun ama huzurlu, kararlı ama kırılgan bir insan vardı. Rüyalarının derinliklerine inebilmişti, duygusal bir temizlik yapmıştı, zihni rahatlamıştı.

Bir haftalık uykusuzluk, Haluk’u öylesine tükenmiş bir hale getirmişti ki, küçük bir adım bile ona büyük bir yenilenme getirdi. Ama Haluk’un bu değişimi sadece fiziksel bir uyku meselesi değildi. Birçok adımın, birçok duygusal bağın, zihinsel bir boşluğun farkına varılmasıydı. Haluk, zamanla, yaşamın çözülmesi gereken her sorunun bir stratejiye dayandığını fark etti, fakat bazı şeylerin sadece içsel denge ve anlamla sağlanabileceğini de öğrendi.

Elif, Haluk’un değişimini gözlemlerken, bu olayın ona bir şeyler hatırlattığını söyledi: “Bazen zihinsel çözümler, ruhsal çözümlerle birleşmeli. Uykusuzluk sadece bir vücut sorunu değil, aynı zamanda bir kalp ve zihin sorunu.”

Son Söz: Uykusuzluk, Kaybolan Bağlar

REM uykusunun eksikliği, sadece bir uyku problemi değil. İçsel boşlukları, kırık duygusal bağları, ilişkileri ve zihinsel sağlığı tehdit eder. Haluk ve Elif’in hikâyesi, her birimizin içinde kaybolan parçalar olduğunu ve bazen bu kaybolan parçaların sadece bir gece uykuyla geri gelmediğini gösteriyor. Yaşadığımız dünyada, bazen kaybolan parçalarımızı bulmak için dışsal çözümlerden çok içsel bir denge kurmamız gerekiyor.

Şimdi, sizler bu yazıyı okurken belki de kendinizi Haluk ya da Elif gibi hissediyorsunuz. Uyku, sadece bir ihtiyaç değil, yaşamın her yönüyle bağlantılı bir süreç. Kendinizdeki eksiklikleri fark ettiğinizde, belki de çözüm, stratejilerde değil, daha çok hislerinizde ve içsel dengeyi bulmakta. Peki, sizce REM uykusunun eksikliği, hayatınızdaki hangi parçaları kaybettiriyor?

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
Sitemap
betexper güncel girişbetexpergir.net